Tıp Fakültemizde “Geleceğimizi Diyabetten Koruyalım” Bilgilendirme Toplantısı Düzenlendi
1991 yılından bu yana, Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından insülini izole eden bilim insanı Dr. Frederick Grant Banting' in doğum günü anısına "Dünya Diyabet Günü " olarak belirlenen 14 Kasım’da her yıl, Diyabet Hastalığı’na, hastalığa yol açan nedenlere, tanı ve tedavi süreçlerine ve diyabetten korunmanın önemine dikkat çekilmeye çalışılmaktadır. Uluslararası Diyabet Federasyonu tarafından 2013 yılı için “Geleceğimizi Diyabetten Koruyalım” sloganı belirlenmiştir.
Bu çerçevede Üniversitemiz Tıp Fakültesi tarafından halka yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme amacıyla hazırlanan “Sağlıklı Yaşam Toplantıları” kapsamında 14 Kasım 2013 tarihinde T. C. Sağlık Bakanlığı Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Konferans Salonunda “Geleceğimizi Diyabetten Koruyalım” temalı etkinlik düzenlendi.
Giriş ve çıkışında katılımcılara ücretsiz kan şekeri ve bel çevresi ölçümleri yapılan ve diyabet hastalarının ilgi göstererek katıldığı toplantıda konuşmacı olarak yer alan Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. F. Kerim Küçükler konuşmasında; Diyabet hastalığının nedenlerinden tanısına, dünya ve yurt çapında görülme sıklıklarından belirtilerine, geçmişten günümüze tedavi yöntemlerine ve neden olabileceği diğer hastalıklara kadar pek çok konuda kapsamlı bilgilere yer verdi.
Toplantının sonunda hastalar ile yaşadıkları sorunlar hakkında sohbet eden Yrd. Doç. Dr. Küçükler’e hastalar tarafından; İnsülin tedavisine ne zaman başlamak lazım?, bütün ilaçlar aynı şekilde mi kullanılır?, yapay pankreas ile ilgili gelişmeler var mı? gibi sorular yöneltildi. Soruları açıklayıcı bilgilerle yanıtlanan hastalar, kendileri için çok yararlı olduğunu ifade ettikleri bu tarz toplantıların sayısının artmasını ümit ettiklerini belirttiler.
Diyabetin uzun dönemde koroner arter hastalığı (kalp), serebrovasküler hastalıklar (beyin), retinopati (göz), nefropati (böbrek), nöropati (sinir sistemi), impotans (cinsel fonksiyon bozukluğu) ve yara oluşumu ve iyileşmesinin gecikmesi gibi sorunlara neden olabilmektedir.